ja_mageia

Vergi ve Hukuk Danışmanlığı
There are no translations available.

IA, yabancı sermayeli kurumlara, Ticaret Hukuku, Vergi Hukuku ve Vergi Anlaşmaları çerçevesinde, şirket kuruluş sürecinden, satış ve tasfiye sürecine kadar vergi ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Home CIRCULARS Sirküler No. 054 / Vergi mükellefleri tarafından elektronik ortamda yerine getirilen beyan ve bildirim yükümlülükleri için belirlenmiş yaptırımlar
Banner
Sirküler No. 054 / Vergi mükellefleri tarafından elektronik ortamda yerine getirilen beyan ve bildirim yükümlülükleri için belirlenmiş yaptırımlar PDF Print E-mail
There are no translations available.

Sirküler Tarih&Numarası         :     04 Eylül 2011 / 054

Sirküler Konusu                        :    Vergi mükellefleri tarafından elektronik ortamda yerine getirilen beyan ve bildirim yükümlülükleri için belirlenmiş yaptırımlar

I. Giriş

Her ne kadar Vergi Hukuku, vergilemede kanunilik ilkesinin de bir gereği olarak, kamu hukukunun yoruma en az açık alanı olsa da, bu, şüphesiz ki, İdarenin vergi uygulamaları konusunda söz sahibi olmadığı anlamına gelmemektedir. Kanunkoyucu, vergi kanunlarına koyduğu hükümlerle idareye, vergi uygulamaları ile ilgili usul ve esasların belirlenmesi konusunda  çeşitli yetkiler vermiştir.

Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) Mükerrer 28 inci maddesine konulan ve Maliye Bakanlığı'na beyannamelerin verilme ve ödeme sürelerinin son gününü, kanunî süresinden itibaren bir ayı geçmeyecek şekilde yeniden belirleme yetkisi veren hükümler de, Mükerrer 257 nci maddesine konulan  ve  mükelleflere getirilen çeşitli beyan ve bildirim yükümlülüklerinin yerine getirilmesi ile ilgili kuralların belirlenmesi konusunda Maliye Bakanlığı'na yetki veren hükümler de  ve   yine aynı Kanunun 413 uncu maddesine konulan ve mükelleflerin vergi uygulamaları ile ilgili izahat taleplerinin vergi idaresinde cevaplandırılmasına ilişkin hükümler de, vergi kanunlarında idareye düzenleme yapma yetkisi veren hükümlere birer örnek olarak gösterilebilir. Esasen bu durum sadece vergi uygulamaları konusunda uygulama birliğini sağlamanın bir aracı değil ayni zamanda vergilemeye ilişkin kuralların ayrıntılı bicimde vergi kanunlarında yer alması konusundaki teknik zorlukların da bir sonucudur. Çünkü, uygulama ile ilgili her ayrıntının kanun metninde yer alması, Kanun yapma tekniği bakımından doğru ve uygun bir yaklaşım değildir. Bu ayrıntılar daha çok ikincil mevzuat dediğimiz tebliğ, yönetmelik, sirküler gibi idari düzenlemelere konu edilmektedir.

Bu Sirkülerimizde, vergi beyannamelerinin ve bildirimlerin elektronik ortamda vergi idaresine verilmesi ile ilgili olarak VUK'nun Mükerrer 257 nci maddesi ile getirilen yükümlülüklere uyulmaması halinde yine aynı Kanunun Mükerrer 355 inci maddesinde düzenlenen yaptırımlar konu edilmektedir.

 

II.  VUK Mükerrer 257 nci madde hükümleri ile verilen yetkiler

Bilindiği gibi, VUK’nun  " yetki " başlığını taşıyan Mükerrer 257 nci maddesinde, maddenin Kanuna konulduğu tarihten itibaren geçen süre içinde yapılan çeşitli değişikliklerle Maliye Bakanlığına, vergi uygulamaları ile ilgili geniş yetkiler verilmiştir. Bu yetkilerin kullanılması suretiyle yapılan düzenlemelerle, mükelleflerin vergilendirmeye ilişkin ödevlerini yerine getirmede, gelişen bilgi işlem teknolojilerinden yararlanmalarının ve vergi beyannameleri ile bildirim ve eklerinin kolay, hızlı, ekonomik ve güvenilir bir şekilde idareye intikalini sağlanması, vergi beyannamelerinin doldurulmasındaki hataların en aza indirilerek mükelleflerin mağduriyetlerinin önlenmesi, vergi dairesinin beyanname kabul, tarh, tahakkuk ve tahsilat işlemlerinin azaltılarak iş ve işlemlerinin kolaylaştırılması ve diğer alanlarda mükellefe daha iyi hizmet verilmesinin sağlanması amaçlanmıştır.

Bu bağlamda,

a) mükellef  ve meslek grupları itibariyle muhasebe usul ve esaslarını tespit etmeye, bu Kanuna göre tutulmakta olan defter ve belgeler ile bunlara ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva etmesi zorunlu bilgileri belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya; bedeli karşılığında basıp dağıtmaya veya üçüncü kişilere bastırıp dağıtmaya veya dağıttırmaya, bunların kayıtlarını tutturmaya bu defter ve belgelere tasdik, muhafaza ve ibraz zorunluluğu getirmeye veya kaldırmaya, bu Kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgelerin tutulması ve düzenlenmesi zorunluluğunu kaldırmaya,

b) mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini  banka benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirmeye ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirlemeye,

c) tutulması ve düzenlenmesi zorunlu defter, kayıt ve belgelerin mikro film, mikro fiş veya elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla yapılması veya bu kayıt ortamlarında saklanması hususunda izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, bu şekilde tutulacak defter ve kayıtların kopyalarının Maliye Bakanlığında veya muhafaza etmekle görevlendireceği kurumlarda saklanması zorunluluğu getirmeye, bu konuda uygulama usul ve esaslarını belirlemeye,

d) Kanun’un 149 uncu maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen bilgiler ile vergi beyannameleri ve bildirimlerin, şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi, beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim ve bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluğu beyanname, bildirim veya bilgi çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya

Maliye Bakanlığı yetkili kılınmış bulunmaktadır.  

Bakanlık sahip olduğu bu yetkiler kapsamında ;

a) Eylül 2004 ayında yayımladığı (340) sıra numaralı VUK Genel Tebliği ile, vergi beyannamelerinin dileyen mükellefler tarafından elektronik ortamda gönderilebilmesine olanak sağlamış, daha sonra da, Mart 2005 ayında yayımladığı (346) sıra numaralı Tebliğ ile, bu uygulamayı, Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi, Kurumlar Vergisi Beyannamesi, Geçici Vergi Beyannamesi, Özel Tüketim Vergisi Beyannamesi,  Özel İletişim Vergisi Beyannamesi ve Şans Oyunları Vergisi Beyannamesi veren mükellefler için zorunlu hale getirmiş ;

b) Temmuz 2005 ayında yayımladığı (350) sıra numaralı VUK Genel Tebliği ile de, VUK’nun 148 ve 149 uncu maddelerinin Maliye Bakanlığı'na verdiği yetkiye dayanılarak, ilk defa (256) sıra numaralı VUK Genel Tebliği ile bilanço esasına göre defter tutan mükelleflere getirdiği, Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu verilmesi zorunluluğunu mal ve hizmet satışlarını da kapsayacak şekilde genişletmiş ve formların gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin elektronik ortamda veren mükellefler için elektronik ortamda verilmesini zorunlu kılmış ; 

c) Ocak 2011  ayında yayımladığı (403) sıra numaralı VUK Genel Tebliği ile de, bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükelleflerine 1-31 Mart tarihleri arasında, kurumlar vergisi mükelleflerine 1-30 Nisan tarihleri arasında, 2010 ve izleyen dönemler için elektronik ortamda kesin mizan bildirimi verme zorunluluğu getirmiştir.

Bugün, hem vergi beyannameleri ve hem de vergi uygulamaları ile ilgili bildirimler, mükellefler tarafından elektronik ortamda Vergi İdaresine gönderilmektedir.

III.  VUK Mükerrer 257 nci madde hükümleri ile yapılan düzenlemelere uyulmamasının yaptırımları 

Kanunkoyucu, VUK’nun Mükerrer 257 nci maddesi metninde, bir taraftan vergi uygulamaları ile ilgili usul ve esasların belirlenmesi konusunda Maliye Bakanlığına geniş yetkiler verirken, diğer taraftan da, Bakanlıkça belirlenen bu usul ve esaslara uyulmamasını ağır yaptırımlara bağlamıştır.

VUK'nun konuyla ilgili Mükerrer 355 inci maddesinde, aynı Kanunun  86, 148, 149, 150, 256 ve 257 nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257 nci madde uyarınca getirilen zorunluluklara uymayan ;

1. Birinci sınıf tüccarlar ( kurumlar vergisi mükellefleri dahil) ile serbest meslek erbabı hakkında 1.070 TL,

2. İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler hakkında  530 TL,

3. Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında da 260 TL,

özel usulsüzlük cezası kesilmesi hükme bağlanmıştır.

Ancak, 6009 sayılı kanunla maddede yapılan değişiklik ile elektronik ortamda beyanname verilmesi mecburiyetine uyulmaması halinde kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezasının, beyannamenin kanuni süresinin sonundan başlayarak elektronik ortamda (30) gün içinde verilmesi halında 1/10  oranında, bu sürenin dolmasını takip eden (30) gün içinde verilmesi halinde ise 1/5 oranında uygulanması hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, örneğin, ilgili Kanun hükümlerine göre 24 Ağustos 2011 tarihine kadar verilmesi gereken Temmuz 2011 ayına ait KDV beyannamesinin, 23 Eylül 2011 tarihine kadar yine elektronik ortamda verilmesi halinde uygulanacak özel usulsüzlük cezası 107 TL, aynı beyannamenin 23 Ekim 2011 tarihine kadar verilmesi halinde ise 214 TL olacaktır. Söz konusu beyannamenin 24 Ekim 2011 tarihi ve sonrasında verilmesi halinde ise. 1.070 TL özel usulsüzlük cezası uygulanacaktır.

Kendilerine özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen VUK'nun Mükerrer 257 nci maddesinde belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yeniden süre verilerek bu mecburiyetleri yerine getirmeleri tebliğ olunmakta, verilen süre içinde bu mecburiyetlerin yerine getirmeyenler için de maddede belirtilen özel usulsüzlük cezaları bir kat artırılarak uygulanmaktadır.

VUK'nun Mükerrer 257 nci maddesi hükümleri kapsamında getirilen bildirim yükümlülüğü ile ilgili özel usulsüzlük cezaları da son olarak Yine 6009 sayılı Kanunla değiştirilmiş ve elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen bildirim veya formlara ilişkin olarak süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen bildirim ve formların, Kanunla belirlenen verilme süresinin sonundan itibaren ( 10 ) gün içinde verilmesi halinde özel usulsüzlük cezası kesilmemesi, bildirim ve formların bu süreyi takip eden (15) gün içinde verilmesi halinde ise  1/5 oranında özel usulsüzlük cezası kesilmesi kararlaştırılmıştır. Bu hükümler çerçevesinde, örneğin, 30 Eylül 2011 tarihine kadar elektronik ortamda Vergi İdaresine gönderilmesi gereken Ağustos 2011 dönemine ait (Ba) ve (Bs) formlarının 10 Ekim 2011 tarihine kadar gönderilmesi halinde ceza uygulanmayacak, 25 Ekim 2011 tarihine kadar gönderilmesi halinde ise özel usulsüzlük cezası 1/5 oranında ( 2011 yılı için 214 TL) uygulanacaktır. Sözlünüzü bildirimin 26 Ekim 2011 tarihi ve sonrasında gönderilmesi halinde ise uygulanacak özel usulsüzlük cezası 1.070 TL olacaktır.

Yukarıdaki ifadelerden de anlaşılacağı üzere, beyanname veya bildirimin verilmesi ile ilgili sürenin, VUK’nun Mükerrer 28 inci madde hükümleri kapsamında Vergi İdaresi tarafından uzatılmış olması, özel uzulsüzlük cezası uygulamasında uygulanan sürelerin de uzatılması anlamına gelmemektedir. Örneğin, Temmuz 2011 dönemine ait B formlarının 31 Ağustos 2011 olan verilme süresinin 07 Eylül 2011 tarihine kadar uzatılmış olması, ceza uygulamasında 07 Eylül 2011 tarihinin bildirimin verilmesi gereken kanuni süre olarak kabul edilmesini sağlamamaktadır. Söz konusu formlar için kanuni süre 31 Ağustos 2011 tarihidir ve bu tarihten sonraki (10) gün içinde ( yani 10 Eylül 2011 tarihine kadar) verilen formlar için özel usulsüzlük cezası kesilmeyecek, 10-25 Eylül 2011 tarihleri arasında verilen formlar için ise özel usulsüzlük cezası 1/5 oranında kesilecektir.   

Kendilerine yukarıdaki hükümler uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilen mükelleflerin, VUK’nun 376 ncı maddesi hükümlerinden yararlanma hakları bulunmaktadır. Bunun için, mükellefin, ceza ihbarnamesinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine bir dilekçe ile başvurması gerekmektedir. Bu başvuru sonucunda, kesilen özel usulsüzlük cezasının üçte biri indirilmektedir. Mükellef, vadesinde ödeyeceğini bildirdiği vergi cezasını ödemez veya dava konusu yaparsa indirim hakkını kaybetmektedir.  

VUK'nun Mükerrer 355 inci maddesinde ayrıca, elektronik ortamda beyanname ile bildirim ve form verme mecburiyetine uymayanlara bu maddeye göre özel usulsüzlük cezası kesilmesi halinde, aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci derece usulsüzlüklerle ilgili (1) numaralı bendi ile ikinci derece usulsüzlüklerle ilgili (7) numaralı bendi uyarınca ayrıca ceza kesilmemesi de hükme bağlanmıştır.

Konuyla ilgili ek bilgi gerektiğinde lütfen arayınız.
Saygılarımızla,