| Sirküler No. 052 / 6111 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yeniden yapılandırılmış vergi ve sigorta prim borçlarının taksitle ödenmesinde özellik arz eden noktalar |
|
|
|
|
There are no translations available. Sirküler Tarih ve Numarası : 16 Ağustos 2011 / 052 Sirküler Konusu : 6111 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yeniden yapılandırılmış vergi ve sigorta prim borçlarının taksitle ödenmesinde özellik arz eden noktalar Geçtiğimiz Şubat ayında Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’la, kesinleşmiş veya kesinleşmemiş, dava safhasında bulunan vergi ve sigorta prim borçları başta olmak üzere kamuya olan pek çok borç, borçluların talebi üzerine aynı Kanunda belirtilen koşullarla yeniden yapılandırıldı ve bu şekilde yapılandırılan borçların da (36) aya kadar taksitle ödenebilmesine olanak sağlanmıştı. Hatırlanacağı üzere, bu koşullar da, özetle, borç asıllarının yeniden yapılandırılmasında gecikme zammı ve faizi yerine ÜFE ( 2003 yılı öncesinden gelen borçlar için TEFE) artış oranının uygulanması ; taksitlendirilmesi uygun görülen borçlar için de yıllık % 5 oranında vade farkı tahsil edilmesi olarak belirlenmişti. Ancak, uygulama ile ilgili koşullar şüphesiz ki, yukarıdaki paragrafta sözünü ettiklerimizle sınırlı değil. Kanunkoyucu, 6111 sayılı Kanunda, borçların yeniden yapılandırılması ile ilgili kurallar ve yapılandırılan borçların taksitle ödenmesine ilişkin koşulların yanı sıra, cari dönem borçların süresinde ödenmesi ve yapılandırılmış borç taksitlerinin ödenmesinin aksatılmaması gibi, ödeme süresince uyulması gereken başka önemli kurallar da belirledi. Biz de bu Sirkülerimizde, uygulama kapsamında vergi borçlarının ilk iki taksidinin geçtiğimiz Haziran ve Temmuz aylarında ödenmiş olmasını dikkate alarak (yapılandırılan ve taksitle ödenmesi kararlaştırılan sigorta prim borçlarının ilk taksidi Haziran 2011 ayında ödendi, ikinci taksidi içinde bulunduğumuz Ağustos 2011 ayı sonuna kadar ödenecek), uyulmaması halinde yeniden yapılandırma hakkının kaybına yol açabilecek işte bu kuralları konu ediyoruz. 1.Yeniden yapılandırılmış borç taksitlerinin süresinde ödenmemesinin sonuçları 6111 sayılı Kanunun ‘’ süresinde ödenmeyen taksitler ‘’ başlığını taşıyan 19 uncu maddesinde, yeniden yapılandırılan borçların taksitlerinden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, mükellefin, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarını son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödemesi halinde, yapılandırma hakkından yararlanmaya devam edeceği, ancak, süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hallerinde, yapılandırma hakkının kaybedilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Örneğin, vergi borçlarını 6111 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yeniden yapılandıran ve (12) ayda toplam (6) taksitle ödemekte olan bir mükellef, bu bir yıllık süre içinde Kanunla belirlenen sürelerde ödemesi gereken taksitlerden herhangi bir veya ikisini süresinde ödemediği veya eksik ödemede bulunduğu takdirde, yapılandırma hakkını kaybetmemek için, bu ödenmeyen taksitleri, son taksidin ödendiği Mart 2012 ayını izleyen ayın sonuna kadar (Nisan 2012 ayı sonuna kadar), hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte ödemesi gerekecektir. Ödenmeyen taksitlerin bu süre içinde ödenmemesi halinde, yapılandırma hakkı kaybedilmiş olacaktır. Bir yılda, süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksit sayısının üç ve daha fazla olması halinde, yapılandırma hakkı, üçüncü taksitin ödenmediği tarih itibarıyla kaybedilmiş olacaktır. Bu da, alacaklı İdareye, alacağını, yapılandırma öncesi tutar üzerinden cebren tahsil olanağı verecektir. 2.Cari dönem vergi ve prim borçlarının süresinde ödenmemesinin sonuçları 6111 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin (9) numaralı fıkrasında, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan amme alacaklarından yıllık gelir veya kurumlar vergilerini, gelir (stopaj) vergisini, kurumlar (stopaj) vergisini, katma değer vergisini ve özel tüketim vergisini yeniden yapılandıran mükelleflerin, taksit ödeme süresince bu vergi türleri ile ilgili verdikleri beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri çok zor durum olmaksızın her bir vergi türü itibarıyla bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri halinde, yeniden yapılandırılan borçlarının kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybedecekleri hükme bağlanmıştır. Bu vergilerin, çok zor durum hali olmaksızın, taksit ödeme süresi içinde yılda ikiden fazla kez ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, mükellef, kalan yapılandırılmış borç taksitlerini ödeme hakkını kaybedecektir. Burada önemli nokta, cari dönem vergi borcunun süresinde ödenmesi yükümlülüğünün mükellefin yapılandırılan borcunun türü ile sınırlı olmadığıdır. Örneğin, katma değer vergisi borcunu 6111 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanarak yapılandıran ve (18) taksitle ödemeyi tercih eden bir mükellef, taksit ödeme süresi içinde (01.05.2014 tarihine kadar) vereceği vergi beyannameleri (KDV, gelir vergisi, muhtasar beyanname, damga vergisi, özel tüketim vergisi vb.) üzerine tarh edilecek vergileri de zamanında ödemekle yükümlü kılınmıştır. Ödemenin taksit süresi içinde yılda en fazla iki kez aksatılabilmesi hakkı, her vergi türü için ayrı ayrı kullanılabilecektir. Ancak, bir vergi türünün bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde mükellefler üçüncü ihlale konu verginin vadesinin rastladığı ayın sonuna kadar (bu tarih dahil) ödedikleri taksitler için Kanun hükmünden yararlanabilecekler, bu tarihten sonra ise Kanun kapsamında ödeme haklarını kaybedeceklerdir. Borçlarını anılan Kanuna göre taksitle ödemek amacıyla başvuruda bulunan borçlularca, ilk taksit ödeme süresinin başladığı ayda ödenmesi gereken primlerden başlanılarak, bir takvim yılı içinde ikiden fazla cari aya ilişkin sigorta primlerinin ve/veya işsizlik sigortası primlerinin, çok zor durum hali olmaksızın ödenmemesi veya yasal süresi dışında ödenmesi ya da eksik ödenmesi halinde, kalan taksitler için bahse konu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilmiş olacaktır. Taksit ödeme yükümlülüklerini yerine getirmelerine rağmen, cari aylara ilişkin prim ödeme yükümlülüklerini yerine getirmeyen borçluların, çok zor durumda olup olmadıkları, 3/2/2009 tarihli ve 2009/20 sayılı Genelgede yapılan açıklamalara göre belirlenecektir. Çok zor durumda olduğu anılan Genelge hükümlerine göre tespit edilen mükelleflerin borçlarını vadesinde ödeyememeleri hali, 6111 sayılı Kanun’un ihlali sayılmayacaktır.
|