|
There are no translations available. Sirküler Tarih ve Numarası : 31 Temmuz 2011 / 049 Sirküler Konusu : Gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara yapılan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak yardımlarının maliyet bedeli, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri tarafından safi kazancın tespiti sırasında indirilebiliyor Giriş Vergiler, kamu hizmetlerinin finansmanının karşılandığı yegane kaynak olmanın yanı sıra, aynı zamanda, önemli sosyal sonuçlar da doğuran yükümlülüklerdir. Daha açık ifade ile, vergiler, hem toplandığı aşamada ve hem de kamu harcamalarında kullanıldığı aşamada, gelir dağılımını doğrudan etkiler. Pek çok vergi istisna ve muafiyet uygulamasının altında da, çeşitli sosyal amaçlar yatar. Kanunkoyucu, bir kaynağın vergilendirilmemesi ile elde edilecek toplumsal faydanın, o kaynağın vergilendirilmesi halinde sağlanacak sosyal faydadan daha fazla olduğu hallerde, o kaynağı veya kaynak sahibini, sosyal amaçlı istisna ve muafiyet uygulamaları ile vergilendirmemiş ve vergiden muaf tutmuştur. Bu tür pek çok uygulama, Vergi kanunlarındaki hükümlere dayanılarak günümüzde de sürdürülmektedir. İşte bu uygulamalardan biri, 2004 yılında başlatılan, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedellerinin safi kazancın tespiti sırasında indirilmesi uygulamasıdır. Kanunkoyucu, Devletin sosyal alandaki yükünü hafifleten, toplumsal dayanışmayı artıran bu son derece önemli girişimlerde söz konusu malların maliyet bedellerinin gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespiti sırasında indirimine izin vermekle yetinmemiş, bu malların anılan dernek ve vakıflara teslimini de katma değer vergisinden istisna etmiştir. Söz konusu indirim ve istisna uygulamaları ile sağlanan avantajlardan, vergi mükelleflerince bir süre sınırı bulunmaksızın yılın her döneminde yararlanılabiliyor olmakla birlikte, insanlarda yardımlaşma duygularının en üst seviyeye çıktığı bir dönem olan Ramazan ayına giriyor olmamız sebebiyle, bu Sirkülerimizde, konuyla ilgili hükümlerin hatırlatılması uygun görülmüştür. Gelir Vergisi Kanunu ve Katma Değer Vergisi Kanunu’nda 5035 sayılı Kanunla Yapılan Düzenlemeler 02.01.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5035 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanunu’nun 40 ncı maddesine eklenen bent metni ile, fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığı’nca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda maddelerinin maliyet bedelinin safi kazancın tespit edilmesi sırasında indirim konusu yapılabileceği belirtilirken; aynı Kanunun 89 uncu maddesine eklenen bent metni ile de fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda maddelerinin maliyet bedelinin tamamının, yıllık beyanname ile bildirilen gelirden indirileceği hüküm altına alınmıştır. Bu düzenlemenin yapılmasından yaklaşık bir yıl sonra 5281 sayılı Kanunla yapılan yeni bir düzenleme ile, uygulama kapsamına gıda maddelerinin yanı sıra temizlik, giyecek ve yakacak maddeleri de alınmıştır. Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi, bağışlayacağı maddeleri, satın alıp gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek veya vakfa verebileceği gibi, ürettiği veya ticaretini yaptığı bir malı da fatura düzenlemek suretiyle bedelsiz olarak verebilmektedir. Mükellefin, bir başka mükelleften satın alarak bağışladığı mallarla ilgili fatura bağışçı mükellef adına, ürettiği veya ticaretini yaptığı mallardan bağışladıkları ile ilgili fatura da bağış yapılan dernek veya vakıf adına düzenlenecektir. Madde metninde geçen ‘’ Gıda bankacılığı ‘’ kavramı , 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’un 3 üncü maddesinde ‘’ Bağışlanan veya üretim fazlası, sağlığa uygun her türlü gıdayı tedarik eden, uygun şartlarda depolayan ve bu ürünleri doğrudan veya değişik yardım kuruluşları vasıtasıyla fakirlere ve doğal afetlerden etkilenenlere ulaştıran kâr amacı gütmeyen dernek ve vakıfların oluşturduğu organizasyonlar'' olarak tanımlanmıştır. Maliye Bakanlığı, GVK’nun 40 ıncı maddesinde yapılan ve yukarıda özetlenen düzenlemelerin uygulanmasına yönelik olarak 21.03.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımladığı (251) seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile uygulamanın usul ve esaslarını açıklamıştır. Bu açıklamalara göre, düzenleme ile sağlanan avantajlardan yararlanılabilmesi için, a) Bağışın, gıda bankacılığı yapma yetkisi bulunan dernek veya vakfa ya yapılmış olması (dernek veya vakfın başka alanlarda da faaliyet gösteriyor olmasının, kamuya yararlı dernek veya vergiden muaf vakıf olup olmamasının uygulama açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.) b) Bağışı kabul edecek dernek veya vakfın tüzüğünde veya senedinde ihtiyacı bulunanlara gıda yardımı yapabilmesine ilişkin hükümlerin bulunması, c) Gıda bankacılığı kapsamında yapılacak bağışların, gıda, temizlik, giyecek veya yakacak maddesi olması ve bağışların şartlı olarak (bedelsiz olarak ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere) yapılması, d) İndirim konusu yapılacak bağışa konu malların bedelinin, Vergi Usul Kanunu’nun 232 nci maddesinde belirtilen fatura düzenleme sınırının ( 2011 yılı için 700 TL) altında kalsa dahi mutlaka fatura ile belgelendirilmesi ve bu malların taşınması sırasında sevk irsaliyesi düzenlenmesi, e) Faturada " İhtiyaç sahiplerine yardım şartıyla bağışlandığından KDV hesaplanmamıştır " ibaresinin yer alması, f) Dernek ve vakıfların kendi mevzuatlarının öngördüğü belgeleri düzenleyerek bağış yapanlara bir örneğini vermeleri, gerekmektedir. Ticari işletmeye dahil malların (gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin) bağışlanması durumunda bu malların maliyet bedeli, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesi çerçevesinde gider kaydedilecektir. Gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara yapılan bağışlar, KDVK’nun 17/2-b maddesine göre katma değer vergisinden istisna edilmiştir. Katma değer vergisi mükellefleri, bir vergilendirme döneminde ( bir ay içinde) bu kapsamda yaptıkları bağışların toplam tutarını ilgili dönem beyannamesinde göstereceklerdir. Öte yandan, aynı Kanunun 30/a ve 32 nci maddelerine göre, kısmi istisna mahiyetindeki bu teslimin (gıda maddesi bağışlarının) bünyesine giren katma değer vergisi tutarının indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır. Bağışlanan malların işletmeye dahil olmaması halinde ise, söz konusu malın maliyet bedeli Gelir Vergisi Kanunu’nun 89 uncu maddesi çerçevesinde yıllık beyannamenin bağış ve yardımlara ilişkin bölümüne yazılarak gelir vergisi matrahının tespitinde indirim olarak dikkate alınacaktır. Bağışla ilgili kayıt düzenine gelince ; Ticari işletmeye dahil malların (gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin) bağışlanması durumunda bu malların maliyet bedeli GVK’nun 40/10 ncı maddesi hükümleri çerçevesinde hem gelir vergisine hem de kurumlar vergisine tabi işletmelerce gider kaydedilecektir. Bu işlem, faturanın bir yandan gider bir yandan da gelir kaydedilmesi suretiyle gerçekleştirilecektir. Ticari işletmeye dahil malların anılan dernek veya vakıflara tesliminin, KDVK’nun 30/a ve 32 nci maddelerine göre,kısmi istisna kapsamında bir teslim olması sebebiyle, bu malların bünyesine giren KDV tutarının indirim konusu yapılması da mümkün olamayacaktır. Bu nedenle, bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin iktisabı dolayısıyla yüklenilen KDV tutarının hesaplanması ve aynı döneme ait KDV beyannamesinin ilgili satırına dahil edilmesi, aynı tutarın defter kayıtlarında “İndirilecek KDV” hesaplarından çıkarılarak, gider hesaplarına aktarılması gerekmektedir. Konuyla ilgili ek bilgi gerektiğinde lütfen arayınız. |